29 Ekim Cumhuriyet Bayramı Resepsiyonu Konuşması

Cem Örnekol 29.10.2016

Türk toplumunun kıymetli mensupları,

Sevgili Alman dostlarımız,

Değerli Konuklar,


Çağdaş Türkiye’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün en büyük eserim
dediği Cumhuriyetimizin kuruluşunun 93. yılını bugün Karlsruhe’de sizlerle
birlikte kutluyor olmaktan büyük sevinç ve mutluluk duyuyorum.

Dünyadaki Türk diasporasının yarısından fazlasının yaşadığı ve
yurtdışındaki toplumumuzun en yaygın ve güçlü şekilde örgütlendiği Almanya'da
29 Ekimlerin her zaman kendine has farklı bir atmosferi, farklı bir ruhu
oluyor.

Almanya’nın siyaset, ekonomi, kültür ve sanat hayatına önemli katkılar
yapan, bu topraklarda doğup, büyüyüp ölen, Almanya’yı artık bir vatan olarak
benimsemiş insanımız açısından 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı Türkiye’yle mevcut
duygusal bağlarını belki de en yoğun yaşadığı ulusal bayramımız.

Türkiye Cumhuriyeti’ni çok zor şartlar altında kuran ulu önderimiz Gazi
Mustafa Kemal Atatürk ve dava arkadaşlarına, ülkemizin bekası için canlarını
veren aziz şehitlerimize, istiklal ve egemenliğimiz için her şeylerini ortaya
koyan kahraman gazilerimize, 93 yıl boyunca Türkiye Cumhuriyeti'nin yücelmesine
katkı sağlamış herkese minnet ve şükranlarımızı sunarım. Ayrıca, bu vesileyle,
geçtiğimiz Temmuz ayında ülkemizde kalkışılan darbe girişimine karşı
cansiperane bir şekilde duran ve şehit olan vatandaşlarımızı da huzurlarınızda anmak
isterim.

Bu menfur olay bir kez daha göstermiştir ki, Türk milletinin Büyük
Atatürk önderliğinde verdiği mücadelenin, onurlu duruşunun, vatan sevgisinin,
egemenlik ve bağımsızlık iradesinin ortaya çıkardığı Cumhuriyeti ve yıllar
içerisinde özümsediği demokrasiyi canı pahasına korumaya her daim hazırdır.
Vatanları için düşen tüm şehitlerimizin ruhları şad olsun.

Kıymetli Misafirler,

Türkiye Cumhuriyeti bugün, çoğulcu demokratik yapısı, dinamik
ekonomisi, canlı kültürel hayatı, barış üreten ve barışı kollayan insani diplomasisiyle
uluslararası toplumun saygın bir üyesidir. Türkiye'nin bu konumu, yurt içindeki
vatandaşlarımızın olduğu kadar yurt dışındaki vatandaşlarımızın da on yıllar
süren ortak çabasının bir sonucudur.

93 yıl önce büyük badireler sonrasında kurulan 13 milyonluk Türkiye
Cumhuriyeti’nin nüvesinden bugün, 78 milyonluk genç ve eğitimli nüfusu,
rekabetçi işgücü, dinamik özel sektörü, ulaşım, telekomünikasyon ve enerji
sektörlerinde gelişmiş yüksek teknolojik altyapısıyla dünyanın 16. büyük
ekonomisi olan Türkiye Cumhuriyeti ortaya çıkmıştır. Bundan 50-55 yıl önce
başlayan süreçte yurt dışına çok sayıda işçi gönderen Türkiye, artık dünyanın
dört bir yanından işgücü ithal edebilen bir ekonomi haline gelmiştir.

Başlangıcından bu yana, Cumhuriyetin hedefi, karakterli, iyi eğitimli,
çağdaş insani ve milli değerleri benimsemiş, sağlam iradeli, her türlü zorluğun
üstesinden gelmeye muktedir gençler yetiştirmektir.

Tüm bunları hayata geçirmek için başta aileler olmak üzere hepimize
görevler düşmektedir. Almanya’da yetişen çocuklarımızın başarılı olmaları için
Almancayı çok iyi öğrenmeleri şarttır. Bunun yanı sıra, kişilik gelişimleri
için de Türkçelerini geliştirmeleri konusunda çaba sarf etmeliyiz. Ayrıca artık
kayda değer deneyim sahibi derneklerimizin de gençlerimize sahip çıkmalarını ve
her alanda yeni nesil liderler yetiştirilmesine katkıda bulunmalarını arzu
ediyoruz.

Türk toplumunun artık asli bir parçası olduğu Almanya’da üzerine düşen
toplumsal sorumlulukları yerine getirmesindeki ağırlıklı rol eğitimli, siyasi
bilinç sahibi, kendine güvenen, donanımlı gençlerimize düşmektedir.
Gençlerimizin bu sorumluluğu layıkıyla yerine getirebilmeleri için “iyi bir
eğitim” almalarının hayati önem taşıdığını ve ailelerin çocuklarının eğitimiyle
yakından ilgilenmelerinin kendi geleceklerine yapabilecekleri en anlamlı
yatırım olacağını özellikle vurgulamak isterim.

Değerli Konuklar,

Almanya’yı vatanları olarak seçen tüm Türklerin içlerindeki Türkiye
sevgisi, Türkiye ile Almanya’yı birbirlerine yaklaştıran en önemli bağdır.
Almanya’da yaşayan 3 milyonu aşkın insanımız, ülkelerimiz arasındaki ilişkiler
bakımından zaman içinde en önemli unsur haline gelmiştir.

Almanya Türk toplumunun kültürel kimliğini ve milli benliğini
kaybetmeden, birlik ve beraberlik içinde hem Almanya’ya, hem Türkiye’ye hem de
Türk-Alman dostluğuna katkılarda bulunmaya devam edeceğinden hiç şüphemiz
bulunmamaktadır. Bu bağlamda, kültürel kimlik ve milli benliğin yeni
nesillerimizde de gelişmesi ve korunması bakımından Türk dili ve kültürünün değerini
bir kez daha vurgulamak istiyorum.

Bizler çok kültürlülüğün bir zenginlik olduğuna, farklılıklarımızın
bizi bölmeyip tam tersine tamamladığına, ortak yaşam arzusunda birleşen farklı
renk, dil ve ırktan insanları o ülkenin geleceğine yapılan en önemli yatırım
olduğuna inanıyoruz.

Ancak son dönemde, burada yaşayan Türklerin veya Türk kökenli
Almanların köklerinin bulunduğu ana vatanlarındaki gelişmelerle ilgilenmesi,
Türkiye Cumhuriyeti’nin değerlerine sahip çıkarak destek beyan etmeleri
yadırganabiliyor; Almanya’ya sadakatleri sorgulanabiliyor. Almanya’daki
Türklerin, bu ülkenin kalkınmasına, ekonomik ve toplumsal hayatına 55 yıl
boyunca yaptıkları katkılarla ne denli çalışkan, uyumlu ve sadık olduklarını
ispat etmişlerdir. Şayet insanlarımız Almanya’nın kendilerine adil
davranmadığını düşünebiliyorsa, yaşadığı yere aidiyet duygusu hissedemiyorsa,
onlardan bulundukları yeri koşulsuz benimsemelerini beklemek de adil olmayacaktır.
İşte tam da bu nedenle, diyalogun eksik kaldığı yerde uyum çalışmalarının arzu
edilen sonuçlar vermediğini söylüyoruz.

Göçmen kökenlilerin çifte standartlara maruz kalmadıklarını, okulda
veya iş yerinde ayrıma uğramadıklarını, iş, bürokrasi ve siyaset alanlarında ön
yargılarla mücadele etmeden yükselebildiklerini bilmeleri onları Almanya’nın
geleceğinin en değerli yapı taşlarından biri haline dönüştüreceğini düşünüyoruz.

Sevgili Vatandaşlar,

Bu hislerle Cumhuriyetimizin Kurucusu Mustafa Kemal Atatürk ve Kurtuluş
Savaşı kahramanlarımızı bir kez daha saygıyla anıyor, 29 Ekim Cumhuriyet
Bayramımızı kutlamak üzere bu gece bir araya gelerek bizleri onurlandıran tüm
konuklarımıza, Başkonsolosluk mensupları ve şahsım adına şükranlarımı sunuyor,
sizleri saygı ve sevgilerimle selamlıyorum.

Montag - Freitag

08:30 - 14:00

01.01.2018 Neujahr
30.03.2018 Karfreitag
02.04.2018 Ostermontag
01.05.2018 Tag der Arbeit
10.05.2018 Christi Himmelfahrt
21.05.2018 Pfingstmontag
31.05.2018 Fronleichnam
15.06.2018 Ramadanfest
21.08.2018 Opferfest
03.10.2018 Tag der Deutschen Einheit
29.10.2018 Nationalfeiertag
01.11.2018 Allerheiligen
25.12.2018 1. Weihnachtstag
26.12.2018 2. Weihnachtstag